KOLAY HERKESİN BİLMESİ GEREKEN DİNİ BİLGİLER

derleyen: Nezaket Bolat

 

Kolay Dini Bilgiler

Mukaddime

Bütün hamdler, alemlerin Rabbi olan Allah’u Tealâ’ya mahsustur.

Salat; yani Allahu Teâla’dan rahmet, meleklerden istiğfar, müminlerden dua, selam; yani dünya ve ahiretin meşakkatlerinden kurtulup, emin olmak Peygamberimizin (Sallallahu aleyhi ve sellem), Sahabe-i kiramın (Radıyellahu anhüm) ve kıyamete kadar Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) Efendimiz’e ihsan (iyilik) ile tabi olanların (uyanların) üzerine olsun.

Bu risale henüz arapça okumaya başlamamış olan, Kur’an talebeleri dikkat-i nazar’a alınarak hazırlanmıştır.

Siyer-i Nebi; Peygamberimiz’in (Sallallahu aleyhi ve sellem) hayatı bölümü, meseleler’in iyice kavranması için, kısa ve öz olarak hazırlamıştır.

Allahu Teâla, cümlemizi istikâmetten, habibinin ve dostlarının yolundan dünyada ve ahirette ayırmasın. Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) Efendimiz’in şefatine nâil eylesin. Amin!

 

DİN NEYE DENİR?

Din, Allahu Teala tarafından konulmuş ilahi bir kanun olup, akıl sahiblerini kendi istekleri ile her iki cihanda huzura kavuşturan ilahi bir nizam dır.

Dinler üç kısma ayrılır

Hak din, muharref din ve batıl din. Bu dinlerin içinde hak dinden başka hiç biri geçerli değildir. Çünkü hak din diğerleri gibi uydurma ve değiştirilme değildir. İslam dini hak dindir.

İslam dinin özelliği dünyada huzur ahirette ise eminliktir. Bu din Adem Aleyhisselam’dan Peygamberimiz Muhammed Aleyhisselam’a kadar olan bütün peygamberlerin dinidir.

Bütün peygamber gönderildikleri kabilelerini İslam dininin temel inancında olduğu gibi bir olan Allah’a ibadet etmeyi tebliğ etmişlerdir.

İslam dini kendinden önceki dinlerin hükmünü kaldırmış ve kıyamete kadar geçerli olan dindir. Bu Allah katında da böyledir.

İslam dinin diğer dinlerden olan özelliği, onun son din olması, bütün insanlığa gönderilmiş olmasıdır.

Dinimiz her akıllı insanın uyacağı ve rahatlık la kurallarını uygulayacağı bir dindir.

Bu dinde zorluk va aşırıcılık yoktur. İslam dininde yolculara, hasta olanlara, gücü yetmeyen yaşlılara kolaylık tanınmıştır.

İslam dini sevgi, huzur ve barış yanlısı olan bir dindir.

Dinimiz; İman, Amel, ve Ahlak olmak üzere üç kısımdır.

İman; Allah’tan Peygamberimize gelen her şeyi tasdik etmektir.

Amel: İnanılanla amel etmektir.

Ahlak: İnsanın tabiatına yerleşen huylardır. Bu huyların en güzel olanı en makbul olanıdır.

İslam’da şer’i hükümlerin dört ana kaynağı vardır ki bunlar şunlardır:

Kitap: Allah tarafından peygamberimiz Mu-hammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)e vahiy yoluyla 23 se nede indirilen ve günümüze kadar bir harfi bile bozulmadan gelen Kuranı Kerim’dir. İslam dinininde bütün hükümler ona dayanılarak verilir.

Sünnet: Peygamber Efendimizin mübarek sözleri işlemiş olduğu şeylerdir.

İcma: Peygamberimizden sonra Ashabı Kiram’ın ve sonra gelen asırlarda yetişen islam müc tehidlerin birleştiği meselelerdir.

Kıyas: İllet benzerliği sebebiyle sabit olan bir hükmü ayet ve hadisle sabit olmayan, başka bir hükümle kıyaslamaktır.

İMAN

İman: Sözlükte inanmak ve tasdik etmek manalarına gelir.

Şeriatta ise; Peygamberimizin (Sallallahu aley hi ve sellem) Allah’tan getirdiği bütün meselelere kalb ile tasdik dil ile ikrar etmektir.

İnanç yönünüden insanlar, Mü’min, Kafir, Münafık olamak üzere üç kısma ayrılırlar.

Mümin: Allah’ın varlığı ve birliği başta olmak üzere, Peygamberimiz’e ve onun getirdiği her şeye inanan ve inandığını ikrar eden kimseye denir.

Kafir: İnanmayan ve inanmadığını söyleyen kişiye denir.

Münafık: Kalbi ile inanmayan fakat dili ile inandığını söyleyen kişiye denir.

İmanın sahih ve kabul olması için bir takım şartlar gereklidir bunlar:

Şüphe halinde olmamak, dini hükümlerle alay edip hafife almamak, dalga geçmemek, inkar sözleri ve davranışlarda bulunmamaktır.

İmanın olması için ilk söylenecek söz Kelime-i Şe hadettir.

Bu sözü:

اَشْهَدُ اَنْ لاَ اِلَهَ اِللهْ وَاَشْهَدُ اَنَّ مُحَمَّدٌ عَبْدُهُ وَرَسُولُهْ

demeyen müslüm olmaz.

İmanın şartları 6’dır.

Allah’a ve onun birliğine inanmak.

Her aklı başında olan insanın yaratıcısını tanı mak ve ona inanmak farzdır.

İnsan için evvela kendi varlığından başlayarak kainatın tamamını, göklerde ve yerde var olan şeyleri ibretle büyük bir dikkatle düşünüp incelemesi, bunları yaratan büyük bir gücün oldu ğunu idrak etmesi için yeter.

Herşeyin yaratılışında büyük bir incelik harukulade bir dengelik vardır. Kulluk görevimizin gereği yaradanımızın varlığı bilmek, sıfatlarını ve isimlerini tanımak ve o şekilde inanmaktır.

Allah birdir. Başlangıcı ve sonu yoktur. Allah yarattıklarında hiç birine benzemez. Allah’a bu şekil inanan gerçek imanın değerini kazanır.

Allah’ın sıfatları 14 tanedir.

Vücud:

Var olmak demektir. Allahu Teala vardır ve sıfatlarıyla muttasıftır. Şu kainatın yaratıcısı vacib-ül vücuddur. Onun var olması zatidir, ezeli dir, ebedidir.

Vacibül vücüd olan bir Allah olmasaydı, hiç bir şey olmazdı. Ve Allah için yokluk düşünülemez.

Kıdem:

Ezeli olmak. Evveli bulunmamak. Her işin başlangıcı her şeyin evveli vardır. Fakat bu durum Allah için geçerli değildir. Çünkü onun varlı ğı vacibdir ve kendindendir.

Beka:

Allah’u Teâla bakidir. Her var olan şeyin sonu vardır, yalnız Allah’ın varlığının sonu yoktur. Kıdem’i sabit olan her şeyin bekası vacibdir. Varlığının başlangıcı olmadığı gibi nihayeti de yoktur.  

Vahdaniyyet:

Allah’ın bir olması demektir. Tektir eşi ve benzeri yoktur. Allah bir dir doğmamış ve doğurulmamıştır. Eşi, ortağı, benzeri yoktur. Akıl ile düşünen insan bunu bilir ve anlar.

Allah’ın birliğiyle beraber rızık verenin o olduğuna, öldürenin ve dirilteninde o olduğuna inanmak lazımdır. Ondan başkasına tapınmak, ilah tutup boyun eğmek küfürdür.

Muhalefetün lil havadis:

Allah’u Teâla gördüklerimizden, hatırımıza gelecek şeylerden ne zatı nede sıfatları bakımından hiç birine benzemez.

O, herşeyden başkadır. Bizim hatırımıza gelecek olan şeyler mümkündür, sonradan yaratılmış tır yok olmaya mahkumdur. Bundan dolayı zatı ve sıfatları bakımından hiç bir şeye benzememek Allah’ın zati sıfatlarındandır.

Kıyam bi nefsihi:

Allah’ın varlığı kendindendir. Varlığı için baş ka bir şeye muhtaç değildir. Zamandan, mekandan, yönden beridir. Ne zamana ne de bir yardım cıya muhtaç değildir bilakis alemde ki her şey ona muhtaçtır.

Hayat:

Diri olmak. Allah ebedi bir hayat ile diridir. O Yegane ölmeyen diridir.

İlim:

Allah her şeyi bilir. O, olmuşu, olanı, olacağı her şeyiyle bilir. Onun için hiç bir şey gizli kalmaz. Onun ilmi bütün alemi kuşatmıştır.

Semi:

İşitmek. Allah her şeyi işitir. Ona uzaklık engel değildir. O uzak bir yerde yürüyen karınca nın ayak sesini, bitkilerin zikrini dahi işitir.

Basar:

Görmek. Allah herşeyi görür. Karanlık ona tesir etmez.

İrade:

Dilemek. Allah diler, dilediğini yapar ona kimse karışamaz niye böyle yapmış neden böyle yaratmış diye soramaz. Dünyada olan herşey onun dilemesi ile olmuştur. O dilemese bir yaprak bile kıpırdamaz.

Kudret:

Gücü yetmek. Güç Allah’ındır. Onun sonsuz gücü herşeye yeter. Onun gücünün en büyük örneği, yerleri, gökleri, dağları, taşları yoktan var etmesidir. 

Kelam:

Söylemek. Onun sözü Kur’anı Kerimdir.

Tekvin:

Yaratmak demektir. Onun ol demesiyle her şey olur. Kainatta her şeyi yaratan odur.

Tekvin sıfatının kolları:

İhya:

Diriltmek. Allah dileğini anında diriltir.

İmate:

Öldürmek. Allah dilediği an dilediğini öldürürür.

Tahlik:

Yaratmak. Allahın ol demesi ile her şey anın oluverir.

Terzık:

Rızıklandırmak. Rızkı veren ancak Allah’dır.

 

Meleklere İman

Melekler nurani varlıklar olup tamamen Allah’ın emri üzere harekat ederler. Onlar yemezler, içmezler, evlenmezler, günah işlemezler.

Melekler var olup görünmeyen varlıklardır. İnsan aklını, ruhunu, havayı, rüzgarı göremediği gibi melekleri de göremez.

Her meleğin kendine ait işi vardır. Bazısı daima Allah’ı zikr ederler. Bazıları insanları tehlike lerden korur, dar zamanlarında müminlere yardım ederler.

Meleklerin büyükleri denilen dört büyük melek vardır bunlar görevleriyle birlikte şunlardır.

Cebrail: Meleklerin en büyüğüdür. Görevi ise Allah ile Peygamberleri arasında elçilik yapmaktır. Kur’anı Kerimi Peygamberimize o getirmiştir.

Mikail: Tabiatla ilgilenir. Yağmurların yağması, rüzgarın esmesi, ekinlerin bitmesi ile görevlidir.

İsrafil: Sura üfürmekle vazifelidir. Üfürdüğü an dünya hayatı bitecek ahiret hayatı başlayacaktır.

Azrail: Ömrü sona erenlerin canını almakla vazifelidir.

Bu meleklerden başka birde Kiramen Katibin dediğimiz iki melek daha vardır ki bunlardan biri sağ yanımızda bir diğeri ise sol yanımızda bulunur ve sağ taraftaki işlediğimiz iyi amelleri sol taraftaki de işlediğimiz kötü işleri yazar. Bu yazılan deftere amel defteri adı verilir.

Münker ve Nekir adında iki melek daha vardır ki bunlar kabirde insanlara soru sormakla görevlidir.

 

Kitablara İman

Kitablar Peygamberlere vahiy yoluyla gelir.

Vahiy: Sözlükte kelam, ilham, bir şeyi harf harf bildirmek manalarına gelir.

Şeriatta ise; Allah, dilediği hükümleri Peygamberine vahiy, rüya, ilham veya melek vasıtasıyla bildirmesidir.

Kitablar ilahi emirleri, yasakları bildirir. İnsanlara Cennet yolunu gösterir ve onları kötülükten men eder. Adem Aleyhisselam’dan Peygambe rimiz (Sallallahu aleyhi vesellem)e kadar gelen bütün peygamberlere gönderilen kitablara inanmak iman etmenin şartlarındandır. Bu kitabların dördü büyük kitab yüzü ise suhuftur. Toplam 104 tanedir.

Tevrat: Musa Aleyhisselam’a

Zebur: Davud Aleyhissealm’a

Yorum Yaz