dr cetiner çalışmaları

Zonenoktaorg Ödüllü SEO Yarışması Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

Kategori: zonenoktaorg ödüllü seo yarışması — drcetiner @ 17:18

Zonenoktaorg Ödüllü SEO Yarışması Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

Aşağıda Zonenoktaorg Ödüllü SEO Yarışmasına Katılmak İsteyenlerin yararlanabileceği bir döküman hazırlanmıştır. Belge, soru cevap şeklinde ve basit sorularla yarışmaya ait herşeyi açıklamayı amaçlamaktadır. Yarışmanın bitiminden sonra yarışmaya ve arama motorlarının performansına ilişkin bir yazı yayınlanacaktır. Soru, yorumlarla ve dökümana verdiğiniz linklerle katkılarınızı bekliyoruz.
Bu dökümanın sizlerden gelen soru ve yorumlara göre güncellenmesi planlanmaktadır. Yararlı olması umuduyla.

Soru: SEO Nedir?
Cevap: SEO İngilizcedeki Search Engine Optimization kelimelerinin kısaltılmışıdır. Türkçe’de Arama Motoru Optimizasyonu anlamına gelmektedir.
Soru: Arama Motoru Optimizasyonu nedir?
Cevap: Arama motoru Optimizasyonu, Google, Yahoo, MSn vs Arama Motorlarında tercihen ilk sayfada ve üstlerde yer alabilmek için web sayfalarının tasarlanması ve arama motorlarının çalışma mantığına göre düzenlemelerin yapılmasıdır. Ayrıntılı bilgi için bknz. Bloglar - Arama Motoru Optimizasyonu (Arama Motoru Optimizasyonu)
Soru: Arama motoru optimizasyonu her arama motoru için farklı mıdır?
Cevap: Evet arama motoru optimizasyonu her arama motorunda farklıdır. Örneğin, Google için arama motoru optimizasyonu yapacaksanız web sayfalarınızı Google Pagerank algoritmasına göre hazırlamalısınız.
Soru: SEO Expert nedir?
Cevap: SEO Expert, Arama Motoru Optimizasyonu Uzmanı demektir. Yurt dışında popüler mesleklerdendir. Arama motoru uzmanıyla ilgili ayrıntılı yazı için bknz. ıArama Motoru Optimizasyonu Uzmanı (SEO Expert) Mesleği

Soru: Kimler SEO uzmanı olabilir?
Cevap: İnternet teknolojileri ve arama motorları hakkında yeterince bilgi sahibi herkes olabilir. Meslek amatör ve profesyonel olarak yürütülebilir.
Soru: SEO yarışması nedir?
Cevap: SEO yarışması, amatör ya da profesyonel arama motoru uzmanları arasında yapılan bir yarışmadır. SEO yarışmalarını en basit anlamıyla anlatan belgemize ‘SEO yarışması nedir‘ bağlantısından ulaşabilirsiniz.
Soru: SEO yarışmalarının süresi nedir?
Cevap: Belli süre olmamakla beraber genellikle birkaç aydır.

Soru: SEO Yarışmaları nasıl yapılır?
Cevap: Yarışmaların yapımı oldukça basittir. Ortaya bir veya birkaç anahtar kelime atılır. Bu anahtar kelimelerle arandığında site, blog ya da sayfanız arama motorunda (örnek Google) seçilen bu anahtar kelimelerde birinci gelirse yarışmayı kazanırsınız.

Soru: SEO Yarışmalarının yarışmacılara yararları nelerdir?
Cevap: SEO yarışamaları yarışmacılara büyük yarar sağlamaktadır. Yarışmada internet teknolojilerini ve arama motorlarını daha iyi anlama ve öğrenme fırsatı doğmaktadır. Bildiğimiz gibi Türkiye’de bu mesleği öğreten kurs, örgün ve yaygın öğretim kurumu bulunmamakta. Yarışmalar sayesinde SEO yarışmacılarına pratik yapma imkanı doğmaktadır. Yani bu mesleği uygulamalı öğrenmekteler.

Soru: SEO yarışmasının Organizatör ya da ödülü veren kuruma faydası nedir?
Cevap: Bu sayede istediği anahtar kelimelerle ileri sürdüğü ürün veya siteyi arama motorlarında birinci yapmayı başarabilir. Çünkü yarışmaya katılan yarışmacılar kural gereği düzenleyici kurum ya da kişilerin sitesine link vermek zorundadırlar. Yeni bir markayı popüler kılmada etkin bir yol olabilir. Firmalar, pazarlama uzmanları ve marka yönetiminde en yeni ve etkin yollardandır.
Soru: İlk ödüllü SEO yarışması ne zaman yapıldı?
Cevap: İlk Ödüllü SEO Yarışması Alman webmastırlarınca gerçekleştirilen Schnitzelmitkartoffelsalat yarışmasıydı. Bu yarışma 15 Kasım 2002′de Almanca dilinde başlatıldı.
Soru: SEO Yarışmalarının anası kabul edilen yarışma nedir ve ne zaman yapıldı?
Cevap: İngilizce SEO yarışması ise SearchGuild tarafından ‘nigritude ultramarine’ yarışması yapıldı. Bu SEO yarışması SEO yarışmalarının anası kabul edilmektedir. Yarışma 7 Mayıs 2004′te yapıldı. 2 ay sonra Anil Dash tarafından kazanıldı. Anıl Dash bu yarışmayı sadece bir blog sayfasıyla kazandı.

Soru: SEO Yarışmalarında ne gibi kurallar vardır?
Cevap: Genelde basit kurallar. Çoğu yarışmada sizden yarışmaya katıldığınız web sayfanızda belli sayfa ya da sayfalara link vermeniz istenir.

Soru: Zonenoktaorg Ödüllü SEO Yarışmasına kimler katılabilir?
Cevap: Zonenoktaorg Ödüllü SEO Yarışmasına yediden yetmişe herkes katılabilir.
Soru: Yarışmaya katılmak için websitesi sahibi olmak gerekli midir?
Cevap: Hayır. Ücretsiz bir sitede açacağınız bir sayfa, ya da blogger.com blogcu.com gibi adreslerde açacağınız bloglarla yarışmaya katılabilirsiniz.

Soru: Zonenoktaorg yarışmasına katılmak için ayrıntılı bilgiler, tarihler, ödüller gibi bilgilere nereden ulaşabilirim?
Cevap: Zonenoktaorg Ödüllü SEO yarışmasına katılmak için ayrıntılı bilgilere Zonenoktaorg Ödüllü SEO Yarışması Kuralları ve Ödülleriyle İlgili Açıklamalar adresinden ulaşabilirsiniz.

Soru: Zonenoktaorg Ödüllü SEO Yarışmasına katılım süresi ne zaman başlayıp ne zaman bitmektedir?
Cevap: Yarışma 1 Ocak 2007 yılında başlamış olup 11 Haziran Perşembe 2007 Saat 21:00′da bitecektir.

Soru: Zonenoktaorg Ödüllü SEO Yarışmasında yarışılacak anahtar kelimeler nelerdir?
Cevap: Anahtar Kelimeler ‘Zonenoktaorg Ödüllü SEO Yarışması’

Soru: Zonenoktaorg Ödüllü SEO Yarışması hangi arama motoru için yapılacaktır?
Cevap: Zonenoktaorg Ödüllü SEO Yarışması birincisi Google arama motorunda yapılan arama sonucu belirlenecektir.

Soru: Peki Google pek çok dilde mevcut olup arama sonuçları pekçok veri merkezinden getirilmektedir. Hangi dilde ve veri merkezinden gelen sonuçlara göre değerlendirme yapılacaktır.
Cevap: Evet. Google pekçok dilde arama yapıldığında farklı sonuçlar getirmektedir. Yarışmada sıraya girip girmediğinizi takip etmek için Google’da arama yaparken kullanacağınız arama için link sadece şudur: Yarışma sonuçlarını göster

Yukarıdaki bağlantıdan yarışmadaki sıranızı öğrenebilirsiniz.
Soru: Zonenoktaorg Ödüllü SEO Yarışmasına katılmak için kurallar nelerdir?
Cevap: Zonenoktaorg Ödüllü SEO Yarışmasına katılmak için aşağıdaki şekilde gösterildiği üzere 3 link vermelisiniz.
1. Webmaster Zone

2. iddaa - (Sponsor)
3. Yarışma Banneri (Sitenize koyacağınız banner’dan zone.org ‘a link vermeniz gerekmektedir.)

Üstteki 2 linki elle yazmak için:-

Zenenoktaorg Ödüllü SEO Yarışması

Ayrıca yarışmaya katılan yarışmacıların katılımcı takibi açısından Şu link altından yarışmaya katılacakları siteleri bildirmeleri gerekmektedir.

Soru: Zonenoktaorg yarışmasının ödülleri nelerdir?
Cevap: Ödüllerin ayrıntılarına bağlantısından ulaşabilirsiniz. Birincilik ödülü 1000 ABD doları, ikincilik ödülü 650 ABD doları ve üçüncülük ödülü ise 350 ABD doları. Ayrıca alan adı ve reklam çekleri gibi ilave ödüllerden üstteki rakamlara %10 ekleyebilirsiniz.

Soru: Zonenoktaorg Ödüllü SEO Yarışmasına katılmak için geç mi kaldım?
Cevap: Geç kalmış sayılmazsınız. Yapmanız gereken PageRank algoritmasına göre hareket ederek uygun bir içerik hazırlamak ve arkadaşlarınızdan uygun şekillerde ilgili sayfalarınıza linkk vermelerini istemek.

Soru: Zonenoktaorg Yarışmasının arkasındaki amaç nedir?
Cevap: Yarışmanın amacıyla ilgili olarak ayrıntılı yazıya Zonenoktaorg Ödüllü SEO Yarışmasının Arkasındaki Amaç Nedir? bağlantısından ulaşılabilir.

Soru: SEO Yarışmasında kazanmada alan adının etkisi önemli midir?
Cevap: Alan adı parametrelerden sadece biridir. PageRank değeri yüksek sitelerden doğal linkler almadıkça iyi bir alan adının pek önemi yoktur.

Soru: Diyelimki bir SEO Yarışmasına katıldım. İlk yapmam gereken şeyler nelerdir?
Cevap: Ödüllü bir SEO yarışmasında ilk yapılacak iş öncelikle iyi bir strateji belirlemektir. Bu stratejiyi belirlerken yarışmayı düzenleyenin amaçlarını anlamaya çalışınız. (bknz. ) Yarışmayı düzenleyenin amacını anlayarak ona uygun içerik geliştirirseniz indekslenme şansınız artar. Yarışmayı düzenleyenin amacını yarışma kuralı gereği vermeniz gereken linklerden anlayabilirsiniz. Örneğin, zonenoktaorg yarışmasının iki linkine bakalım. Birisi iddaa ile ilgili bağlantı ve Futbol ile ilgili bir site var arkasında. Yarışmaya girdiğiniz sitede mutlaka futbol ve iddaa kelimelerini içeren ya da böyle yerlere başka linkler veren yazılar yazmaya çalışın. Şu ana kadar yarışmaya katılan blog ya da sitelerin hiçbirinde buna rastlamadım. Bu bence bir eksiklik. Zira futbol ve iddaaya link veriyorsunuz fakat sitenizde futboldan bahsetmiyorsunuz. Zonenoktaorg yarışmasındaki ikinci link ise ‘webmaster zone ‘. Yine rastladığım blog ve sitelerin çoğunda (olanlar az) webmaster vs ile ilgili pek yazıya rastlayamadım. Bugüne kadar bloglarda webmasterlarla ilgili yazılara yer vermememe rağmen yarışmaya katıldığım bu sayfa için Webmastır Rehberi kategorisi açtım.
Soru: Uzaktan Eğitim adresinde yeni açılan Ödüllü yarışma için tiyolar verebilir misiniz?
Cevap: Bu yarışmada verilen linklere bakınız. İki link verilmiş birisinde Uzaktan Eğitim kavramına vurgu yapılırken diğer kavramda Uzaktan Eğitim amacıyla kullanılan Moodle kursuna link verilmiş. 3. link ise trik olarak verilmiş. Yani metinli link yerine resimli link. Bence oradaki ödüllü yarışmaya katılan bir kişi Ödüllü yarışma kelimelerine çok fazla vurgu yapmasa kazanma şansı daha yüksektir. Daha çok Uzaktan Eğitim ve Moodle kavramına ağırlık vermesi daha yerinde olur.
Soru: Sayfa Pagerank değerim düşmesin diye yazı yazarken sitemle ilgili bile olsa başka sitelere link vermeye korkuyorum. Ya da rel=”nofllow” ile link veriyorum.
Cevap: Bence eğer verdiğiniz sitenin içeriği sizin sitenizde yazdığınız konunun daha fazla anlaşılmasına neden oluyorsa bu tür bir siteye link vermekten korkmayın. Arama motorlarının algoritmalarında bunun olumlu olarak algılanacağını sanıyorum.

Sorularınızı yorumlar kısmında yazınız.
NOT: Yarışmaya katılan ve katılmayan dostlardan bu yazıya zonenoktaorg ödüllü seo yarışması şeklinde link vermelerini istirham ediyoruz. Bağlantıyı kopyalayıp yapıştırmanız yeterli.

9 Yorum »

  1. Yarışmaya dün resmi olarak katıldık. Yarışmaya katılmadan önce birkaç blog girişi yapıldı. Önceki 2 gün içinde Pagerank değeri yüksek birkaç sitemden Önce bloglar altındaki ‘zonenoktaorg ödüllü seo yarışması’ kategorisine link verildi.

    Daha sonra kategori yerine sıkça sorulan sorular sayfası oluşturuldu ve linkler kategoriden sıkça sorulan sorular sayfasına yöneltildi.

    Fazla link vermemek gerekiyor. Kaş yapayım derken göz çıkarmak mümkün. Link verdiğiniz sitelerin pagerank değeri de bu arada gidebilir.

    Yorum tarafından drcetiner — 08 Mayıs 2007 @ 05:56

  2. PageRank değeri yüksek sitelerden verilen linklerin etkisi hemen görüldü. 08 mayıs 2007 saat 14:00′te yapılan aramada 617,000 kayıtlı arama içinde aniden 50 ve 51.ciliğe yükseldi kategori ve sayfalar.

    İlk gelen değer ‘zonenoktaorg ödüllü seo yarışması’ kategorisi ikincisi ise sıkça sorulan sorular sayfası. Anıl Dash’ın taktiğini izlemeye çalışıyoruz. Tabii 2004′ten bu yana PageRank algoritması birkaç defa güncellendi. Sonucu göreceğiz bakalım.

    Durum şu anda oldukça zor görünüyor. Yarışmaya geç başladık. PR0. Tabi şunu unutmamak lazım PR bir gördüğümüz değeri var bir de Google’ın dinamk olarak tuttuğu PR. O yüzden PR 0 diye umutsuzluğa kapılmayın. Görelim bakalım. Çok eğlenceli olacağa benziyor.

    Bu arada blogları olan bazı dostlardan da link desteği vermelerini istedik. Yarışmaya katılmayan arkadaşlardan link verirken kategori yerine sıkça sorulan sorular sayfasına link vermelerini istirham ediyoruz.

    Yorum tarafından drcetiner — 08 Mayıs 2007 @ 06:01

  3. Daha önceki deneyimlerime göre Google, anahtar kelime vermeden resimler aracılığıyla verilen linklere de önem veriyor. Sadece resimlerle verdiğim bazı linklerde sayfa PR değerleri 5′e çıkmıştı. O yüzden sağ tarafta gördüğünüz Ödüllü SEO Yarışması resmiyle sıkça sorulan sorulara bağlantı yapıldı.

    Resim yan menü şablonuna konulduğundan ve tüm sayfalarda görüneceğinden tüm sayfalardaki mevcut PR değerlerinin avantajından yararlandık.

    Yorum tarafından drcetiner — 08 Mayıs 2007 @ 06:08

  4. Yarın, PageRank değeri 6 olan diğer sitemden link vermeyi planlıyorum. SEO yarışmalarının, diğer sitemin içeriğiyle fazla ilgisi olmadığından zonenoktaorg ödüllü seo yarışması ifadelerini kullanmadan bu bağlantıyı resimle yapmak istiyorum. Resimle link verdiğinizde sitenizin PR değerine fazla halel gelmiyor (tecrübelerimden)

    Yorum tarafından Bloglar — 08 Mayıs 2007 @ 06:15

  5. Bugün itibariyle sırada pek fazla oynama yok. Yanlız 5.sayfa başından bir sayfa öncesine geçerek 4. sayfanın sonunda yer aldılar. Zonenoktaorg ödüllü seo yarışması kategorisi 49. ve Zonenoktaorg ödüllü seo yarışması sıkça sorulan sorular sayfası 50. oldular.

    Yorum tarafından Bloglar — 09 Mayıs 2007 @ 00:20

  6. […] SEO yarışması nedir?Bloglardaki değişik okuyucularımızdan gelen soru şu yönde: SEO Yarışması nedir? En basit şekilde açıklamanız mümkğn müdür? Şu anda Türkiye’de 2.si yapılan zonenoktaorg ödüllü seo yarışması sıkça sorulan sorular dökümanında SEO yarışmalarıyla ilgili konular ayrıntılı izah edilmesine rağmen tekrar basitçe ifade edelim. […]

    Pingback tarafından Bloglar bloglar bloglar ……….. » SEO Yarışması Nedir?: En Basit Anlatımla .. — 10 Mayıs 2007 @ 15:02

  7. Sıralamada kategori ellibirinciliğe geriledi zonenoktaorg sıkça sorulan sorular sayfası ise otuzsekinciliğe yükseldi. Bunu sağ tarafta resim olarak sıkça sorulan sorulara link atan Ödüllü SEO Yarışması resminin neden olduğu söylenebilir. Bundan sonra ağırlıklı olarak bağlantıları sıkça sorulan sorulara yapmak gerekiyor. Adım adım yapılanları yazmamızın nedeni sonradan elde eğitim amaçlı bir döküman kalması. Bu arada bağlantı vererek destek olmak isteyen blogcu arkadaşlar bu desteği lütfen Zonenoktaorg Ödüllü SEO Yarışması sıkça sorulan sorulara yapınız.

Yorum (6) Yorum yaz!

HOCAM DR ÇETİNERDEN ALINTI

Krizol Banyosu: Katran Kazanında Dezenfekte

Kategori: Tarih, Krizol Hadisesi, Katran Kazanında Dezenfekte — drcetiner @ 15:37

Osmanlı Savaş EsirleriBu unutulur mu başlıklı internette bloglarda ve epostalarla akan bazı yazılar üzerine böyle bir blog açma gereği duydum. Doğruysa, gerçekten vicdan sızlatan insanı ağlatan bir olay. Eğer doğruysa tüm dillerde çevirisi yapılıp yayımlanma kampanyası bile başlatılabilir.

Öncelikle bloglarda ve epostalarında aşağı yukarı benzer mesajlarla gelen Türkçe metin.


Bloglardan Alıntı: Ermeni diasporasinin karalama kampanyalari hizla suruyor. Saldirinin muhatabi Turkiye Cumhuriyeti Devleti’nden ise ciliz birkac karsi cikistan baska tepki yok.Oysa, elimizde oylesine onemli belgeler var ki…Ornegin bu yazida anlatacaklarimi. Cogumuzun bildigini de sanmiyorum.Karamanli yedek subay Ahmet Altinay’in gunlugunu su yuzune cikaran Ahmet Duru’nun, imge yayinlarindan cikan “Katran Kazaninda Sterilize” adli kitabindan… 

Birinci Dunya Savasi’nda Ingilizlere, 150 bin askerimiz esir dustu. Bu askerlerden bir kismi da Misir’in Iskenderiye sehri yakinlarinda bulunan Seydibesir Usare Kampi’na hapsedildi. Kampin tam adi, “Seydibesir Kuveysna Osmanli Useray-i Harbiye Kampi” idi. Bu kampta, 1918’de Filistin cephesinde esir dusen 16. Tumen’in 48. Alayi’na bagli Osmanli askerleri tutuluyordu. 12 Haziran 1920’ye kadar iki yil boyunca her turlu iskence, eziyet, agir hakaret ve asagilamaya maruz kaldilar.

Bu insanlik disi muamelenin nedeni ise Ermeniler idi…

Kamptaki, Turkce bilen Ermeni tercumanlarin yalan, yanlis cevirileri ve kiskirtmalari nedeniyle, kamplarin Ingiliz komutanlari, azili Turk dusmani kesilmislerdi.

***
Savas bitmisti. Ancak, kamptaki agir kosullar nedeniyle olenler disindaki askerleri teslim etmek, Ingilizler’in isine gelmiyordu. Cunku, olasi yeni bir savasta, bu askerlerin yeniden karsilarina cikabilecekleri, Ermeniler tarafindan, Ingilizlerin beyinlerine islenmisti. Cozum toplu katliamdi…

Askerlerimiz, mikrop kirma bahanesiyle, sungu zoruyla dezenfekte havuzlarina sokuldu. Ancak suya normalin cok uzerinde krizol maddesi katilmisti. Mehmetcik, daha ayagini soktugunda, asiri krizol maddesi nedeniyle haslaniyorlardi. Ancak Ingiliz askerleri dipcik darbeleri ile askerlerimizin havuzdan cikmalarina izin vermiyorlardi.

Mehmetcikler, bele kadar gelen suya baslarini sokmak istemedi. Ancak bu kez Ingilizler havaya ates etmeye basladi. Askerlerimiz, olmemek icin comelerek baslarini suya soktular.

Ancak basini sudan kaldiran artik goremiyordu. Cunku gozler yanmisti… Disari cikanlarin halini goren siradaki askerlerimizin direnisleri de fayda etmedi ve 15 bin askerimiz kor oldu.

***
Bu vahset, 25 Mayis 1921 tarihinde TBMM’de gorusuldu. Milletvekilleri Faik ve Seref beyler bir onerge vererek, Misir’da esirlerin krizol banyosuna sokularak 15 bin vatan evladinin gozlerinin kor edildigini, bunun faili olan Ingiliz tabip, garnizon komutani ve askerlerinin cezalandirilmasi icin TBMM’nin tesebbuse gecmesini istediler.

Tabii ki yeni kurulan devletin bin turlu sorunu vardi. Bu hesap sorma isi de unutuldu gitti.

***
Ama onlar unutmuyorlar… Kendi ihanetlerini bile soykirim ambalajina sarip, dunya kamuoyuna sunuyorlar. En uzucu olani da malum birilerinin, bu karalama kampanyalarina canak tutmasi…

Sinan AYGUN - ATO Baskani


Yukarıdaki iddia görüldüğü gibi bizim tezlerimize dayanan bir şekilde verilmiş. Bu haliyle uluslararası ortamlarda savunulacak durumda değil. Olaya araştırmacı yaklaşarak anlamakta fayda var. 

Yorum (7) Yorum yaz!

Veri – BİLGİ – BİLİŞİM NEDİR?

 

Veri – BİLGİ – BİLİŞİM NEDİR?

Veri (ing. data), işlenmemiş bilgi veya bilginin ham halidir. Bilgi ise, en basit anlamda verinin işlenmiş şeklidir. Bilgi dendiğinde iki farklı bilgiyi de biribirinden ayırmakta yarar vardır. ‘Knowledge’ kelimesinin karşılığı olan bilgi statik bir varlığı ifade ederken ‘information’ kelimesinin karşılığı olan bilişim (çoğu kez bilgi olarak çevrilmektedir) ise dinamik bir varlığı ifade etmektedir. Statik bir bilgi (knowledge), gönderici tarafından belli bir ortamda karşı taraftaki bir alıcıya iletilirse bilişim adını alır. Bilişim (Information) sözcüğü içinde, bilgi (info) ve iletişim (communication) sözcükleri gizlidir.
Benim tercih ettiğim bir veri tanımı ise “kullanıcıların işletmede hatırlamaya istekli oldukları ve ‘ne’ sorusuyla sorduklarına ilişkin verilen her cevap”tır. Çoğu kez birbirine karıştırılan veri ve bilgi terimleri basit bir örnekle birbirinden ayrılabilir. Veri ve bilgi arasındaki farkı yaş ve doğum tarihi örneğiyle açıklamak mümkündür. Örneğin, doğum tarihi, üzerinde hiçbir işlem yapılmamış ham veridir. Yaş ise bilgi olup, yaş bilgisinin elde edilebilmesi için doğum tarihi ve yaşın öğrenilmek istendiği tarihin bilinmesi gereklidir. Yaşın öğrenilmek istendiği tarihten doğum tarihi çıkarılarak yaş bilgisi elde edilebilir. Verilerin kaynağı bellidir ve çoğunlukla ‘ne’ sorusuyla elde edilebilir. Örnekler, ‘Doğum tarihiniz nedir?’, ‘İsminiz nedir?’, ‘Doğum yeriniz nedir?’ gibi. Ne sorusunu yöneltirken karşı taraftan türetilmiş veri almamak gerekir zira her türetilmiş veri aslında bilgidir. Örneğin, ‘Yaşınız nedir?’ sorusu yöneltilince her ne kadar cevap veri olarak gözükse de aslında veri üzerinde işlem yapılmıştır. O yüzden alınan yanıt veri değil bilgidir.

Yorum (yok) Yorum yaz!

DOĞRU MESLEK SEÇİMİ sevdiğiniz mesleğimi yapıyorsunuz yoksaaa

Meslek Seçimi   http://www.meslekrehberi.org/
Meslek Seçim herkesin hayatında çeşitli zamanlarda gerçekleştirdiği en önemli kararlardandır. İşkur’un sayfasında dendiği gibi: ‘Mesleği Seçmek Hayat Biçiminizi Seçmektir’. Seçtiğiniz meslek hayat boyu mutlu olmanızda önemli etkenlerden olabilir ya da tam tersi huzursuzlukların başlangıcı ve sorumlularından olabilir.

Karar Verme Olarak Meslek Seçimi   Meslek seçimi bir karar verme süreci olduğuna göre karar vermeyi iyi anlamak gerekmektedir. Karar verme: bir dizi alternatif arasından her bir alternatifin getirdiği olumlu sonuçları (faydalar) ve olumsuz sonuçları (maliyet ya da zarar) karşılaştırmak suretiyle bir alternatifi bilinçli olarak tercih etmektir.

Ülkemizde bu karar vermenin maalesef pek bilinçli yapılmadığı gün gibi aşikar.

Meslek Seçimi Bir Kez Verilen Karar Değildir  
Her insan ömrü boyunca sayısız defalar yeni meslekler seçebilir ve bu çok olumlu bir özelliktir. Çağımız insanı bu yeteneğe sahip olmalıdır. Üniversitelerin program hedeflerinde açıkça yer alan bu özelliğe göre mezunlar başka meslekleri kolaylıkla öğrenebilmeli ve onlara geçiş yapabilmelidir. Aslında Üniversitenin ana fonksiyonlarının başında bu formasyonu kazandırmak gelmektedir.
Meslek Seçimi Süreçleri   http://www.meslekrehberi.org/
Meslek seçimi, pekçok şeye bağlı bir karar sürecidir. Bunlar
1. Sizin ilgi alanlarınız ve yetenekleriniz,
2. Seçilen mesleğe bağlı değerler ve bilgiler, ve
3. En önemlisi sizin kişiliğiniz.

Kişiliğe Uygun Olarak Meslek Seçimi İçin Testler 
Meslek seçiminde bir kariyer geliştirme rehberi, meslek seçimi uzmanıyla konuşmanın yararı olabilir. Bir kariyer planlama rehberi ya da uzmanının görevi değişik araçları ve testleri kullanarak sizin ilgi alanlarınızı, yeteneklerinizi ve kişiliğinizi anlamnıza yardımcı olmaktan ibarettir. Bu testleri çeşitli şekillerde kendiniz de yapabilirsiniz. Kendi kendini değerlendirme (self-assessment) testleri sayesinde kişiliğinizi anlayabilirsiniz. Kişiliği anlamak meslek seçiminde çok önemlidir. Zira bir meslekte mutlu olabilmenin anahtarı o meslekte mutlu olmaktır. Bunun içinde mesleği seçerken kişiliğinize uygun bir seçim yapmış olmalısınız.
Zaman içinde bu tür testlerin uzaktan eğitim yöntemiyle gerçekleştirilmesi için çeşitli faaliyetlerini düzenleneceğini umuyorum.

Meslek Seçimi İçin Yardımcılar   http://www.meslekrehberi.org/
Genelde okullarda rehberlik uzmanları ya da ilgili kişiler bunu gerçekleştirebilirler. Diğer bir yol ise bölgenizdeki üniversite ve yüksek okulları kariyer planlama, meslek seçimiyle ilgili birimlerine ya da diğer kurumlara (örneğin mesleki eğitim merkezleri, Sanayi ve Ticaret Odaları ilgili birimleri, Halk Eğitim Merkezleri vs vs) danışmaktır. Meslek rehberinde meslek seçimi ve kariyer planlamayla ilgili en gelişmiş testlerin ve araçların düzenlenmesi için katkılar sağlayabilmeyi umuyorum.

Meslek Seçimi İçin Meslekler Hakkında Bilgi edinme   Meslek seçiminden önce kendi kendinizi ölçmeye yarayan testler uygulandıktan sonra karşınızda ilgi alanlarınız, yetenekleriniz, ve kişiliğinize uygun meslekleri bulacaksınız. Bu meslekler hakkında ayrıntılı bilgi sahibi olduktan sonra seçiminizi yapınız. Bu konuda meslek rehberinde meslek tanımlarında yeterli bilgi birikeceğine inanıyorum.

Meslek Seçiminde Toplumun (Aile ve Çevre) Etkisi   
Ülkemizde maalesef meslek seçimi moda halinde yapılıyor. Bir zamanlar Bilgisayar Mühendisliği revaçtaydı. Sonra Endüstri Mühendisliği revaçta oldu. Akabinde İşletme geldi. Sonra Elektronik, Mekatronik, Biyomedikal ve belki sıra da Nanoteknolojide. Tüm bu seçimlerde tuhaf olan nokta: meslek seçimleri konusunda gençlerimizin yetenek ve kişiliklerinden önce aile ve toplumsal baskının etkisinin belirleyici olması.

Öğrenciliğimde, sosyal alanlara son derece yatkın başarılı bir arkadaşım vardı. Etrafındaki yönlendirme nedeniyle Elektronik Mühendisliğini seçmiş ve üniversitede ilk yıl ona zindan olmuştu. Tekrar sınava girerek Hukuk Fakültesini kazandı ve şimdi başarılı bir avukat.

Meslek Seçimi Testinden Sonra Meslekleri Tanıma  http://www.meslekrehberi.org/
Kişilik değerlendirme testlerinden sonra elinizde uzun bir liste oluşabilir. Elbette tüm bu mesleklerin hepsini seçme şansınız yok. Bu noktada ilk yapmanız gereken bu mesleklere ait iyi bir araştırma yapmak. Bu noktada meslek rehberinde yüzlerce mesleğin tanımı yapılarak yardımcı olunmaya çalışılmakta olduğunu görüyorum. Tüm meslek tanımları yorumlara açıktır. Bu konuda yapıcı yorumlarla herkes mesleklerin daha iyi anlaşılmasına katkıda bulunabilir.
Siteye eklenecek mesleki forumlarla meslekler hakkında ayrıntılı bilgi sahibi olunabilir.
Neyse, seçeceğiniz meslekleri tanırken ve onlar hakkında bilgiler toplarken meslek tanımı, o mesleğe sahip olduğunuzda iş bulup bulamayacağınız, iş bulduğunuzda ne kadar kazanabileceğiniz, bu meslek eğitiminin nerelerde verildiği, daha sonra kariyerde ne tür yükselmelerin mümkün olabildiği gibi konuları iyice araştırmalısınız.

Mesleği Yürütürken Yeni Mesleklerin Seçimi   http://www.meslekrehberi.org/
Çağımızda bir mesleği seçtikten sonra iş bitmemekte.. Başka mesleklere geçiş yapabilmek ve mesleği gerçekleştirirken pekçok mesleğe ait bilgi edinmek ve yeni meslekler seçmek zorundasınız. Örneğin, iyi bir makine mühendisi olabilmek için sadece makine mühendisliğine özgü mesleki bilgilerle yetinemezsiniz. Aynı zamanda mesleğinizi iyi uygulayabilmek için iyi bir bilgisayar programcısı olmalısınız ve kariyer yapabilmek için bir yabancı dili iyi bilmelisiniz. Ya da başarılı olmak için endüstri mühendisliği konularından örneğin üretim planlamaya vakıf olmalısınız.

O yüzden ilk meslek seçiminde tüm bunları düşünüp ilgili alanlar ve meslekler hakkında da şimdiden bilgi sahibi olmalısınız.

Meslek Seçiminde Son Karar   Meslekler listesini iyice azalttıktan sonra seçtiğiniz birkaç meslek hakkında ayrıntılı araştırma yapmaya ihtiyaç bulunmakta. Bu mesleği yürüten tanıdıklarınız varsa onlarla yüzyüze konuşabilirsiniz. Onların kişilikleriyle kendi kişiliklerinizi karşılaştırmaya çalışın ve onların mesleklerinde mutlu olup olmadıklarını anlamaya özen gösterin. Eğer konuşacak kimseniz yoksa bulunduğunuz ildeki üniversitede bu bölüm varsa gidin ve oradaki yetkililerle, hocalarla tanışın mutlaka yararları olacaktır. Ayrıca her üniversitede öğrenci temsilcilikleri (student society) bulunmaktadır. Seçeceğiniz meslek alanını hali hazırda seçmiş öğrenciler çok önemli bilgi kaynağıdırlar.

Bu konuda yeniliklere açık olun ve özgün düşünün. Yıllar önce Anadoludan bir genç, internetten bölümümüze oradan da benim eposta adresime ulaşarak bana direk yazarak bölüm ve program hakkında ayrıntılı bilgi istemişti. Birkaç yazışma içinde yararlı bilgilere ulaşabildiğini sanıyorum.

Meslek Seçiminde Tavsiyeler   http://www.meslekrehberi.org/
Başkasının sizin için seçtiği mesleği seçmeyin. İlgi alanlarınızı, yeteneklerinizi keşfedin ve seveceğiniz mutlu olabileceğiniz bir mesleğe karar verin.
Sonuç Sitenizin özellikle ana sayfasında yer ayırdığınız için teşekkür ederim. Meslek Rehberi‘nin isabetli meslek seçiminde herkese yararlı olmasını diliyorum.
Dr. Çetiner (Uzaktan Eğitim Uzmanı)

ÇOCUK GELİŞİMİ MESLEK ELEMANI
__________________________________

TANIM

0-6 yaş grubu çocukların bedensel, zihinsel, sosyal ve duygusal gelişimlerine yardımcı olan, çalışma alanı ile ilgili materyalleri hazırlayan kişidir.

GÖREVLER

Çocuk gelişimi meslek elemanı;
- Okul öncesi eğitim kurumlarında, özel eğitim kurumlarında, çocuk kliniklerindeki oyun odalarında çocuklara drama, resim, müzik, bilgisayar ve bedensel gelişim çalışmaları yaptırır.
- Eğitim ve öğretiminden sorumlu olduğu çocukların davranışlarını gözlemler ve yeteneklerini geliştirici etkinlikler düzenler.
- Çocuklara model olmak suretiyle, olumlu alışkanlıklar kazandırılarak istenmeyen davranışlara karşı önleyici tedbirler alır.
- Özel durumu olan çocuklara gerektiğinde öz bakım ihtiyaçlarının karşılanmasında yardımcı olur.
- Gerektiğinde ilkyardım kurallarını uygular.
- Eğitim etkinlikleri için gerekli bazı basit materyalleri hazırlar.

KULLANILAN ALET VE MALZEMELER

- Bilgisayar, TV, video
- Kukla, kavram ve konu kartları, resimli hikaye kitapları,
- Renkli karton, elişi kağıtları ve resimli kağıtlar
- Oyuncaklar (Dolgu yap-boz oyuncaklar, evcilik oyuncakları, yapı-inşa oyuncakları vb.)
- Yapıştırıcı, küçük makas
- Oyun hamuru
- Artık materyaller

MESLEĞİN GEREKTİRDİĞİ ÖZELLİKLER

Çocuk gelişimi meslek elemanı olmak isteyenlerin;
- Normal düzeyde genel ve akademik yeteneğe sahip,
- Çocukları seven ve onlarla birlikte olmaktan hoşlanan,
- Çocukların duygu ve düşüncelerini anlayabilen,
- Sevecen, hoşgörülü, sabırlı,
- Bir işi planlayabilen ve uygulamaya koyabilen,
- Coşkulu, dikkatli ve işine özen gösteren,
- Sorumluluk sahibi, işbirliğine açık ve yaratıcı kimseler olmaları gerekir.

ÇALIŞMA ORTAMI VE KOŞULLARI

Çocuk gelişimi meslek elemanları ana okullarında, çocuk kreşlerinde, özel eğitim kurumlarında, yuvalarda ve hastanelerin çocuk kliniklerinde, otel ve turistik tesislerin çocuk kulüplerinde görev yaparlar. Çalışma ortamları temiz ve oldukça hareketlidir. Her zaman dikkatli olmak zorundadırlar. Çalışma saatleri genellikle düzenlidir.

ÇALIŞMA ALANLARI VE İŞ BULMA OLANAKLARI

Çocuk gelişimi meslek elemanı; Milli Eğitim Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve Başbakanlık Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğüne bağlı resmi ve özel okul öncesi eğitim ve özel eğitim kurumlarında çocuk kliniklerinde, otellerde, turistik tesislerin çocuk kulüplerinde çalışırlar. Kamu kuruluşlarına bağlı kreşlerin, özel yuva ve anaokullarının, gündüz bakımevlerinin sayısının artmasıyla çalışma alanı gelişen bir meslektir.

MESLEK EĞİTİMİNİN VERİLDİĞİ YERLER

Mesleğin eğitimi; Meslek yüksekokullarının çocuk gelişimi programlarında verilmektedir.

MESLEK EĞİTİMİNE GİRİŞ KOŞULLARI

Meslek liselerinin; Çocuk Gelişimi, Çocuk Gelişimi ve Bakımı, Çocuk Gelişimi ve Eğitimi bölümlerini bitirenler Çocuk Gelişimi önlisans programına sınavsız geçiş için başvurabilirler. Gereken koşullara sahip oldukları takdirde yerleştirilebilirler.

Meslek liselerinin sınavsız geçiş için belirlenen bölümleri dışındaki bölümlerden ya da genel liselerden mezun olanlar/olacaklar ise sınavsız yerleştirme sonunda açık kontenjan kalırsa ek yerleştirme ile bu programa yerleştirilebileceklerdir. Bunun için bu kişilerin ÖSYM Başkanlığınca yapılan Öğrenci Seçme Sınavına (ÖSS) girmeleri ve yeterli “Sözel (Söz)” puanı almaları gerekir

EĞİTİMİN SÜRESİ VE İÇERİĞİ

Mesleğin eğitim süresi 2 yıldır.
Öğrenciler eğitim ve öğretim süresince aşağıdaki dersleri alırlar;
a) Genel Kültür Dersleri:
Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi, Türk Dili ve Edebiyatı, Yabancı Dil,
b) Zorunlu Meslek Dersleri:
Okul Öncesi Çocuk Gelişimi, Temel Sanat Eğitimi, Temel Matematik, Temel Kimya, Psikolojiye Giriş, İlkyardım, Okul Öncesi Eğitimde Araç Geliştirme ve Öğretim Teknikleri, Eğitimde Drama, Girişimcilik, Kalite Güvence ve Sanatları, İşletme Yönetimi, Çocuk Edebiyatı, Bilgisayar, Psikolojik Danışma ve Rehberlik, Sosyolojiye Giriş, Diksiyon ve Beden Dili, Çocukluk Döneminde Sanat ve Yaratıcılık, Oyun ve Oyun Materyalleri, Zihinsel Engelli Çocukların Gelişimi ve Eğitimi, Fiziksel Engelli Çocukların gelişimi ve Eğitimi, Üstün Zekalı ve Üstün Yetenekli Çocukların Eğitimi, Çocuk Ruh Sağlığı,
c) Seçmeli Dersler:
Okul Öncesi Eğitimde Bilgisayar Öğretimi, Çocukluk Döneminde Müzik, Beden Eğitimi, Kukla Tasarımı dersleri okutulmaktadır.

Öğrenciler, Okul Öncesi Eğitim Kurumları ve Özel Eğitim Merkezleri yaz döneminde tatile girdikleri için mesleki uygulama çalışmasını genellikle güz döneminde 30 işgünü yapmaktadırlar.

MESLEKTE İLERLEME

“Çocuk Gelişimi” ön lisans programını başarı ile bitirenler, ÖSYM tarafından açılan Dikey Geçiş Sınavı’nda başarılı oldukları takdirde “Anaokulu Öğretmenliği ve “Çocuk Gelişimi ve Eğitimi Öğretmenliği” lisans programlarına dikey geçiş yapabilirler. Ayrıca üniversitelerde daha üst düzeyde eğitim görerek öğretim elemanı olabilme olanakları vardır.

Çocuk gelişimi meslek elemanı olarak işe başlayanlar başarı durumlarına göre çalıştıkları kurum ve kuruluşlarda yönetim kademelerinde yer alabilir ya da kendi işyerlerini açabilirler.

Ancak işyerlerinde yükselme imkanı sınırlıdır. Konusu ile ilgili tecrübelerinin olması ve kendilerini geliştirmiş olmaları iş bulma imkanına ve iyi ücret almalarına katkıda bulunur.

BURS, KREDİ VE ÜCRET DURUMU

Mesleki eğitim süresince kazanç söz konusu değildir. Ancak koşulları uygun öğrenciler Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğünce verilen öğrenci ve harç kredisinden yararlanabilmektedirler.
Kamu kurumlarında çalışanlar 657 sayılı Devlet Memurları kanunu hükümlerine göre ücret alırlar.

Özel kurumlarda ise genellikle asgari ücretle işe başlarlar. Daha sonrasında alınan ücret kişinin yeteneği ile işletmenin yapısına göre farklılık gösterebilmekte, asgari ücretin 2-4 katı civarında olabilmektedir. Deneyimi olanlarda bu rakam çok daha fazla olabilmektedir.   

                                                 http://www.meslekrehberi.org/

Yorum (1) Yorum yaz!

PC'niz üzerine Moodle lokal (yerel) kurulum

yazar:dr.Çetiner                                          derleyen: Nezaket Bolat

 

PC'niz üzerine Moodle lokal (yerel) kurulum

PC'niz üzerine Moodle lokal (yerel) kurulum

Moodle sistemini ilk önce kendi PC'nizde kurarak işe başlayabilirsiniz. Böylece başlangıçta webhosting firması aramaya gerek kalmaz.

Moodle'ı PC'nize Kurmak için gerekenler

  • MySQL veya PostgreSQL Veritabanı Sistemi
  • PHP ortamı
  • Tabii ki moodle ve sistemi kuracağınız bir PC.


Öncelikle aşağıdakileri yükleyiniz.
1. MySQL: Moodle 1.6 için en az MySQL 4.1.16 versiyonu gerekmektedir. Tavsiye: http://www.mysql.org/downloads/mysql/5.0.html
2. PHP: Moodle 1.6 için en az PHP 4.3.0 gerekmektedir. Tavsiye: PHP 4.4.4 zip package ve PHP 4.4.4 installer
3. Moodle: Tavsiye 1.6 En son stable versiyonu Moodle En son stable sürüm

Bazı sorular:

Soru: Moodle Setup'ı hagi klasörün içerisinde?Halen kuramadım.Setup dosyasını bulamıyorum.

Yanıt: Moodle, setup dosyasına ihtiyaç yok. İlk önce windows altında IIS kurmanız gerekiyor. IIS kurduktan sonra c:inetpub altında ilgili klasör altına moodle zip dosyalarını açmanız yeterli. Ama php'yi ve MySql'i de kurmayı unutmayın.

Yorum (1) Yorum yaz!

Uzaktan Eğitim Sitesi

derleyen: Nezaket Bolat

 

Uzaktan Eğitim Sitesi 19 May 2006


Online eLearning Courses
IT Courses (College Level)
Introduction to Electronic Commerce (MSc Course)
Information Systems Analysis (MSc Course)
Information Systems Engineering (MSc course)
Systems Analysis and Design with UML
Systems Analysis and Design IE 352
Data Processing and Operations
Management Courses (College Level)
Engineering Management Course (IE256)
Managing People in Projects (MSc Course)
Projects
Research Projects
KAUOnline (King Abdulaziz University) Online Courses Pilot Study Site
MSc and PhD Level Projects
Information Security Awareness Program
Capstone Design Projects (Senior Projects)
Information Security Awareness in Banking Sector
University and Industry Collaboration via Capstone Design Projects
Quality improvement via Active Learning Reinforced by e-learning
Feasibility Study for Open Source Systems in KSA
Industrial Projects
Public Projects
Public Courses
Islamic Banking
Computer and IT Essentials
Web Design
Networking
Computer Fundamentals
Computer Programming
Database Design and Programming
Management
Personal Development
Language Courses
Turkish Language Course
Arabic Course for English Speakers
Past Courses
Cost Analysis (IE454) -FALL 2005
Engineering Management (IE256) - FALL 2005
General Information
All About Turkey
Students
Advisory Students
Glossaries

Uzaktan Egitim Kurslar
Bilişim Teknolojileri Kurslar (Üniversite Seviyesi)
Yönetim Bilimleri Kurslar (Üniversite Seviyesi)
Projeler
Deneme Sınavları
Araştırma Projeleri
Yüksek Lisans ve Doktora Projeleri
Bitirme Projeleri
Endüstriyel Projeler
Toplumsal Projeler
Google Adsense Bilgi Paylaşım ve Kazanım Platformu
Cidde Uluslararası Türk Okulu Öðrenci Platformu
Sanal Üniversite (in Turkish)
Cidde Uluslararası Türk Okulu - Sanal Öğrenim Ortamı
Herkese Açık Kurslar
Bilişim Teknolojileri Kurslar
Bilgisayar Programlama Kursları
Veri Modelleme ve Veritabanı Programlama Kursları
Veri Modelleme Kursu (Oracle Designer Notasyonlarıyla)
ErWin ile Veri Modelleme
Yönetim Bilimleri Kurslar
Kişisel Gelişim Kursları
Dil Kursları
Arapça Kursu
İngilizce Kursları
Geçmiş Dönemlere Ait Kurslar
Genel Bilgiler

Yorum (yok) Yorum yaz!

Moodle Nedir?

yazar:dr Çetiner                                               derleyen: Nezaket Bolat

 

Moodle Nedir?

Moodle, Uzaktan Eğitim Sitesinde ve sistemin kendi adresinde (yani www.moodle.org) örneği görüldüğü üzere herkesçe kullanılabilecek bir çevrimiçi kurs yönetim sistemidir (course management system).

Moodle kelimesi açılımı 'Modular Object Oriented Dynamic Learning Environment' olup Esnek (Modüler) Nesne Yönelimli Dinamik Öğrenme Ortamı olarak çevrilebilir.

En önemli özelliği, herkes tarafından (öğretmen, öğrenci) çok kolay şekilde kullanılmasıdır. (Bugüne kadarki hiçbir kursta öğrencilere sistemin nasıl kullanılacağını öğretmedim. Kurs sonunda şimdiye kadar yaptığım tüm çevrimiçi anketlerde (örnek online anket) öğrencilerin hemen hepsi 1-2 öğrenci dışında sistemi kolay bulduklarını ifade ettiler. Genel özellikleri,
  1. Moodle Tamamiyle ücretsizdir.
  2. Sistem hem Windows hem de Linux sistemleri altında çalışmaktadır.
  3. Sistem, 50,000 öğrencili ve binlerce kursu barındıran
  4. Tek başına ticari paketlerle (www.webct.com ve www.blackboard.com) yarışmakta olup eğitim sektöründe büyük bir paya sahiptir.
  5. Çok büyük bir tematik topluluğa yani geliştirici ve son kullanıcı eğitmenlerden oluşan (yanlızca kendi sitesinde 100,000 kayıtlı üye) kitleye sahiptir.
  6. 150 ülkede 70 dilde desteği mevcuttur. İstediğiniz dilleri seçebilirsiniz. İsterseniz tüm diller aynı anda (moodle), isterseniz 3 dili aynı anda (Uzaktan Eğitim) ve isterseniz tek dili (Sorular) seçebilirsiniz.
  7. Geniş geliştirici kitlesi vardır.
  8. Geniş geliştirici kitlesi nedeniyle ürün yaşam çevrimi çok hızlıdır. Yani çok kısa sürede yeni sürümler geliştirilmektedir.
  9. Çoğu son kullanıcı hiç bir programlama ve veri tabanı deneyimine sahip olmadan kullanmakta. Sorun olduğunda sorunun giderilmesi ticari sistemlerden daha hızlı olmaktadır. (Tecrübeyle sabittir. Sonra örnekler verilecek)
  10. Açık kaynak kodlu sistem olduğundan Güvenlik açıklarının kapatılması ticari sistemlere göre çok daha hızlıdır.
  11. Ücretsiz olduğundan test edici kitlesi çok geniştir.
  12. Sürekli olarak çok miktarda yeni özellik (blok veya modül) geliştirilmektedir ve ücretsiz olarak dağıtılmaktadır.

Yorum (yok) Yorum yaz!

Uzaktan Eğitim bazı kavramlar

derleyen: Nezaket Bolat

 

 

Uzaktan Eğitim bazı kavramlar

Uzaktan Eğitim Nedir? (ing. Distance Learning veya eLearning)

Uzaktan Eğitim (ingl. Distance Learning) öğrenci ve öğretmenin eğitime değişik mekanda katılmasıdır. Eğer eğitmen ve öğrenci aynı anda etkileşime girerlerse buna senkron uzaktan eğitim zaman gecikmeli olarak etkileşime girerlerse buna asenkron uzaktan eğitim denir.
Uzaktan Eğitimde verilen Sanal kurslarda zaman ve mekan kavramı bulunmamaktadır. Eğitimde maliyet kazancını sağlayan Uzaktan Eğitim, Bilişim Çağının dayattığı bir paradigma değişimi ile ivmelenmektedir. Normal sınıfların yerini sanal sınıfların aldığı uzaktan eğitimde sanıldığının aksine eğitim kalitesinin düşmediği kanıtlanmıştır.

Senkron uzaktan eğitim (Eş zamanlı uzaktan eğitim), Uzaktan eğitimde eğitmen ve öğrencinin aynı zamanda etkileşime girmesi haline senkron uzaktan eğitim denir. Örneğin Çevrimiçi sohbet odaları, çevrimiçi mesajlar, tele-seminer, video konferans. Senkron uzaktan eğitim, asenkron uzaktan eğitime göre daha nadir kullanılmaktadır. Senkron eğitim, klasik yüzyüze eğitimin genel karakteridir. Zaman ve mekanı ortadan kaldıran uzaktan eğitim yöntemlerinde daha çok asenkron eğitim söz konusudur.

Asenkron uzaktan eğitim, Uzaktan eğitimde eğitmen ve öğrencinin ayrı zamanlarda etkileşime girmesi haline asenkron uzaktan eğitim denir. Örneğin e-posta:, tele-seminer:, eğitim portalı gibi ortamlarda, uzaktan eğitim asenkron eğitim olarak verilir.

Sanal Kurs, Uzaktan eğitim yöntemiyle verilen derslerin genel adıdır. Bir sanal kursta yer alan pek çok etkinlikten aşağıdakileri örnek olarak verebiliriz:
Forumlar (Örneğin,
Terimler Sözlüğü (glossary) (Örneğin,
Çevrimiçi Sınavlar (Quiz veya Kısa sınavlar)
İçinde her türlü animasyon, canlandırma bulundurabilen Çevrimiçi Kaynaklar (Resources) (Örnek, Çevrimiçi sohbet odaları (Chat room) (Örnek,
Elektronik Ödev (online Assignment veya offline Assignment)
Sanal Grup ve Sanal Takım Çalışmaları
Çalıştay (Workshop)
Çevrimiçi Tarama (Questionnaire veya Feedback)
Çevrimiçi Anket (Survey)
SCORM Kaynaklar
Sanal Sınıflar
Bir Uzaktan Eğitim sisteminde Sanal sınıflar, veya Sanal gruplar oluşturulabilir. Sanal sınıfları oluşturmak için gerekli teknolojik altyapı bir Uzaktan eğitim sisteminden diğerine değişiklik arzetse de benzer pekçok yönlere sahiptir. Sanal sınıflara ilişkin Drcetiner adresinde epeyce süredir bir örnek uygulama gerçekleştirilmektedir.
Uygulamada açık kaynak kodlu uygulama olan Moodle kullanılmaktadır. Belirtilen uygulamada, aynı kurs içinde farklı gruplar oluşturulmakta ve her farklı gruba fiziksel olarak sınıfta veya internet üzerinden farklı parolalar verilmektedir. Kendisine verilen parolayı kullanan öğrenci otomatik olarak önceden oluşturulan belli sanal gruba atanmaktadır.
Bu uygulama 2006 Bahar döneminde Mühendislik Yönetimi dersinde gerçekleştirildi. Herkes tarafından erişilmektedir. İlgili kursa kendinizi 'observers' anahtarıyla kaydettiğinizde sizi ayrı bir gruba atamaktadır. Senkron fiziksel sınıflardaki gruplar ise ayrı gruplarda yer almaktadır.
Uygulamada tüm sanal sınıflar birbirlerini forumlarda görebilir ve tartışabilirler. Sistem, bu sanal sınıfların biribirinden tamamen izole edilmesine de izin vermektedir.
Uygulamayı yerinde görmek için http://www.drcetiner.org/course/view.php?id=2 adresine bakabilirsiniz. Başka örnekler için http://www.drcetiner.org

Yorum (yok) Yorum yaz!

Uzaktan Eğitim: Başarıya Giden Yol Teknolojide mi Yoksa Pedagoji

yazar: dr. Çetiner

Uzaktan Eğitim: Başarıya Giden Yol Teknolojide mi Yoksa Pedagojide mi?

Aşağıda uzaktan eğitim ile ilgili hoşuma giden bir makaleyi yayınlıyorum.

Uzaktan Eğitim: Başarıya Giden Yol Teknolojide mi Yoksa Pedagojide mi?
İngiltere’deki Açık Üniversitenin önde gelen isimlerinden Sir Daniel’in “Mega Üniversiteler” kitabını okursanız Türkiye’den Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesinin de (AÖF) dünyadaki mega açık üniversiteler arasında olduğunu görürsünüz. Ancak kalite açısından bakıldığında İngiltere’deki açık üniversite buradaki tüm üniversiteler arasında ilk 10’a girerken AÖF genelde normal üniversiteye girememiş kişilerin açıkta kalmamak için devam ettiği bir yer olarak bilinir. AÖF kurulurken kendisine İngiltere’deki açık üniversiteyi örnek almış olmasına rağmen sonuç neden farklı?

Aslında Türkiye’deki duruma baktığımızda AÖF’nin uzaktan eğitim alternatifi olmaktan çok, bir çeşit “uzaktan merkezi sınav sistemi” olduğunu görürüz. Öğrencilerin çoğu yerel özel kurslara gidip, AÖF’deki potansiyel sınav sorularını hızlı çözme taktikleri ile donatılırlar. AÖF kimsenin seyretmediği ve ingilizce tabiri ile "talking head" TV programları yapar ve yüzbinlerce öğrenci için çoktan seçmeli sınavlar büyük bilgisayar sistemleri ile değerlendirilirler. Nitelik değil niceliğin öne alındığı, yurt dışındaki örneğinin kötü bir kopyası olan uzaktan eğitim kurumumuz yıllardır ülkede binlerce mezun vermektedir. Diğer taraftan İngiltere’deki örneğin arkasında yatan başarı incelendiğinde, her bir dersin bir otomobil üretim fabrikası örneğindeki gibi, değişik uzmanlıktaki kişilerin bir araya gelerek ve üzerinde kılı kırk yararak yaratıldığını görürsünüz. Dersi tasarlayan kişi, konu uzmanı, pedagoji uzmanı, medya uzmanı ve diğer ekip elemanları dersi yaratır, pilot testlerini yapar, dersi alan öğrenciler ve öğretim görevlisi dönem içinde yüz yüze görüşme şansına sahip olur, öğrencinin soruları olduğunda sürekli yardım alabileceği kişiler vardır, deney yapması gereken bir ders ise evine deney kitleri yollanır, dantel gibi işlenen bu sistem doğal olarak sonuçta başarıyı getirir.
Başlıktaki konuya girmeden önce bu uzun girişi neden yaptım? Yurt dışındaki gelişime paralel olarak Türkiye’de de son zamanlarda “Internet tabanlı uzaktan eğitim” konusu gitgide popüler olmaktadır. Çeşitli kurumlar bu tür programları sunmak ve özellikle bu konuda ilk olmak çabası içindedirler. Acaba bu çabalar ne kadar başarılı olacak? Bu soruya cevap vermek için kurumların ilk olarak yapması gereken en önemli şey geçmişten ders almaktır. Aksi durumda AÖF örneğinde yaşanıldığı gibi, kısa bir süre sonra hayal kırıklıklarının yaşanılması kaçınılmaz olacaktır. Bu konuda somut bir örnek vermeye çalışayım. İngiltere’deki açık üniversitenin gözle görülür özelliği bir TV yayını ile destekleniyor olmasıdır. Bu özellik AÖF’de de var olmasına rağmen, bu programlar kimsenin seyretmediği ve TV yayın saatlerinin boşa geçirildiği bir durumdadırlar. Bunun temel sebebi, eğitim konusunda TV yayınından daha önemli diğer unsurların gözardı edilmiş olmasıdır.
Internet üzerinde de yukarıdakine benzer durum bügün karşımıza "dersleri aman online verelim", "senkron elektronik öğrenim olsun", "Web tabanlı video yayını yapalım", "çok hızlı hatlarla kullanıcıları Internet’e bağlayalım ki eğitim yüz yüze gibi olsun" şeklinde çıkmaktadır. Bu konuda stratejik rapor hazırlayan kurumlar da ülkenin teknik altyapısı, donanım, uydu destekli iletişim teknolojileri gibi konulara yoğunlaşmaktadır. İlk bakışta kulağa hoş gelen bu yaklaşımı biraz eğitimci gözü ile irdelerseniz, bu yaklaşımın eski eğitim paradigmasına ait olduğunu görürsünüz. Şöyle bir üniversite yıllarınıza dönüp bakın, sınıf içi eğitim yüz yüze gerçekleştirilmesine rağmen ne kadar etkileşimli idi? Bügün ne değişti? Web kameraları, video konferans sistemleri ile etkileşim artacak mı? Başarının anahtarı yüz yüze yapılan eğitimi Internet’e taşımakta değildir. Türkiye’de bu konuda çalışmaya başlayan kurumların çevrim-içi derslere olan yaklaşımları Web sitelerinden incelendiğinde yine benzer tuzağa düştükleri göze çarpmaktadır. Örneğin bu üniversitelerden birisinde yeni başlatılan Web tabanlı eğitim programında öğrencilerin ortak çalışması kesinlikle yasaklanmaktadır. Verilen bilgilere göre, öğrenci tüm program boyunca tek başına çalışıp dersi tamamlamak durumundadır. Ancak öğrenmenin sosyal bir olgu olduğu, hele hele gerçek hayatta öğrenmenin tamamen sosyal bir ortam içinde gerçekleştiği göz ardı edilmektedir. Olayı biraz karikatürize edersek, normal posta veya kargo kullanımı ile aynı sonuca çok daha ucuza ulaşmak varken Internet’i neden eğitim için kullanalım ki?
Internet tabanlı uzaktan eğitimde başarıyı sağlayan unsur son model bilgisayar, yüksek hızlı hatlar, video konferans ortamları değildir. Başarıyı getiren temel unsurlar arasında öğrenci ve öğretim görevlisi arasındaki iyi iletişim, öğrenciler arasındaki işbirliği, aktif öğrenme yöntemleri, ödevler ve projeler hakkında anında ve zengin geri besleme, öğrenciyi bir konu üzerinde tutabilmek ve onun zamanlamasını yönlendirmek, öğrenciden beklentileri yüksek tutmak ve öğrencilerin farklılıklarına göre uyum sağlamak sayılabilir. Tüm bunların sağlanmasında Internet ve teknoloji şeffaf bir şekilde arka planda hizmet eder/etmelidir.
Yukarıda bahsedildiği gibi dünyada ve Türkiye’de bu alanın çok yeni olması ve potansiyel geleceği nedeni ile yüzlerce firma ve kurum pazara girmekte geç kalmamak telaşı içinde bu konu üzerinde çalışmaktadır. Bir süre sonra kötüler elenecek ve gerçekten iyi olanlar eleğin üstünde kalacaktır. ABD’den iyiler arasında kalacak olanlar için benim adayım UNEXT.COM tarafından kurulan Cardean üniversitesidir (http:www.cardean .edu). Başkanlığını bilimsel bilimler alanındaki en önemli isimlerden Profesör Donald Norman’ın yaptığı, bilişsel psikolog Profesör Tom Duffy’nin çevrim-içi (online) öğrenme stratejileri birimini yönettiği bu organizasyon, çalışmaları için milyonlar dökmektedir. Özellikle MBA programı ağırlıklı başlayan çalışmaları ve bu konudaki yaklaşımları Türkiye’deki kurumlarca da örnek alınabilir.
Çevrim-içi eğitimde maliyet ve kalite konusu da aslında son zamanlarda ABD’de de gündemdeki tartışmalar arasında yer almaktadır. “The Chronicle of Higher Education” dergisi son sayısında, çevrim-içi derslerin yüz yüze derslerden çok daha pahalıya mal olduğunu ve bazı kurumların bu tür programlarını iptal ettiğini rapor etmektedir. Benim şu an bulunduğum üniversite, verdiği çevrim-içi dersleri tamamen zarar etmesine rağmen, geleceğe yönelik yatırım olarak gördüğü için (şimdilik) sürdürüyor. Diğer bir husus da “kalite” konusudur. “Training Magazine” dergisinin geçtiğimiz yaz aylarında çıkan sayılarından birinde bu konuya değiniliyordu. Bu yazısında yazar Web tabanlı eğitimin kalitesini sorguluyordu. Geçenlerde katıldığım bir toplantıda söylendiği gibi, bu konudaki balayı dönemi artık bitmiş görülüyor. Yukarıda da belirttiğim gibi Internet üzerinden verilen eğitimin sınıf içi eğitime göre çok daha zor, pahalı ve farklı pedagojik yaklaşımlar gerektiren bir alternatif olduğu artık çok açıktır. Başarı hikayeleri kadar artık başarısızlık hikayeleri de akademik yayınların içinde yer almaktadır.
Türkiye bu konudaki çalışmalara geç baılamakla beraber treni kaçırmış değildir, hatta geç kalması yurtdışında geçmişte yapılmış hataların tekrarlamaması şartı ile bir avantaj da olabilir.

Yorum (yok) Yorum yaz!

YÜKSEK ÖĞRETİMDE PARADİGMA DEĞİŞİMİ

derleyen: Nezaket Bolat 

 

 

YÜKSEK ÖĞRETİMDE PARADİGMA DEĞİŞİMİ

B. Gültekin Çetiner1, Nedim Türkmen1 ve Oğuz Borat2
1Dr , King Abdulaziz University Jeddah, 2Dr. Marmara Universitesi İstanbul
gultekin@drcetiner.org, nedimturkmen@hotmail.com, oguzborat@gmail.com


Özet

Son zamanlarda yüksek öğretimde bir paradigma değişimi (paradigm shift) yaşanmaktadır. Değişen bu paradigmada artık öğretici temelli (instructor based) eğitim yerini, öğrenen temelli (learned based) eğitime bırakmaktadır. Bu makalede eski ve yeni bir anlayıştaki paradigmalarla birlikte yeni paradigmanın Sanal Eğitim (Virtual Education) boyutu tartışılmaktadır.



1. Giriş

Paradigma kısaca herhangi bir alanda yerleşik yazılı ve yazılı olmayan tüm kurallara ve uygulamalar bütününe verilen bir isimdir. Paradigma bir başka deyişle bir modelin, bir bakış açısının, kavrayış ve anlayışın adıdır. Bir paradigma, uzun süren deneyimler ve başarısı kanıtlanmış süreçleri içerisinde barındırabilir. Bu, söz konusu paradigmanın her zaman başarılı olacağı anlamına gelmez. Yeni bir paradigma eskisini geçersiz kılacak şekilde tüm kalıpları yıkarak kendi kurallarını koyduğunda artık eskisi için başarılı olabilecek bir zemin kalmamıştır.

Paradigma değişimi ve felcine ait pekçok yerde verilen klasik örnek Swiss firmasıdır. Bilindiği gibi dünya saat pazarının en büyüğünü tek başına elinde tutan bu firma dijital saati kendisi dünyaya tanıtmasına rağmen çalışırken tıklama sesi duyulmayan bu saatleri barındıran yeni paradigmayı kavrayamadığından veya klasik deyimle paradigma felcine (paradigm paralysis) yakalandığından 1-2 sene içerisinde eski pazar payının tümüne yakınını Japon elektronik saat firmalarına kaptırmıştır.
Paradigma felcine ait diğer örnek olarak IBM firması verilmektedir. Raflarından indirdiği ucuz ve standart (Off-shelf) ürünlerle son kullanıcılar için ilk PC’yi oluşturan IBM, donanım ve yazılım alanında eski paradigmasında takıldığı için yeni paradigmalarla ortaya çıkan bazı firmalar, örneğin PC donanım satışında Dell ve yazılımda (işletim sistemi ekseninde) Microsoft kendi ürettikleri paradigmalarla PC geliştirici bu firmayı geride bırakmışlardır.



Yorum (yok) Yorum yaz!